Türkiye

Bu sözlüğün bile adının bir parçası olmuşken üzerinde yaşayanların artık kendilerinden bir parça bulamadıkları güzide ülkem.

Hayatımın her anına şahit olmuş bu topraklarda artık bana, bize yer kalmamış sanki. Eskiden her köşesi tanıdık gelirken bir anda yabancı oluvermişiz birbirimize.

Bu his öyle bir his ki hâlâ doğduğu bu topraklardaki yaşamına dört elle sarılıp bir şeylerin düzeleceğini ümit eden gençlerin bile gözündeki ışığı söndürüyor.

Biz, yorulduk.
Bizler, her iyi ve güzel şeyin suistimal edildiği, adaletin sadece duvarda bir yazı olarak kaldığı, liyakatsizliğin diz boyu olduğu bu ülkede hayallerimizden vazgeçmekten yorulduk.

Sadece yaşımın gerektirdiği gibi yaşamak istesem bile bunu yapamıyorum çünkü burada genç olmak başınıza gelebilecek en kötü şeylerden biri. Sizin daima -onların sözlerini kanun sayan- bir yetişkin gibi davranmanız gerekir. Onları destekleyip uslu olursanız belki şirinleri- ah pardon, doların 2 Türk lirası olduğunu görebilirsiniz.

Eğer bunu yapmazsanız ve bir şeyleri okuyup anlamak isterseniz incecik bir kitaba bile cebinizdeki paranın yetmediğini fark edersiniz.

Burası, bugünkü Türkiye.
Hepimizin değişeceğini umduğu sistemdeki kötülüklerden nasibini almış o güzide ülke.

  4      0

-


türkiye sorunsalları;

telefonunu çıkar -herkes cebınde ıphonela geziyor sanki. ayrıca bu cümle kendi içinde absürtlükler barındırıyor. mesela cepten çıkan telefonun yurt dışında 600 ile 1000 dolardan satılırken türkiye de neden 15.000-17.000 tl olduğunu hiç sorgulamıyor kimse. cebınde pahalı telefon varsa siyaset yapamazsın diye bir algı var. benim sorguladığım şey cebimdeki telefonun neden pahalı olduğu zaten.

sen eski türkiyeyi bilmiyorsun. bizim zamanımızı görmedin onadan konuşuyorsun -buna cevaben pardon, sen hangi savaşı gördün demek daha doğru olur. bu ülke (27 nisan olayını da sayarsak) 5 tane darbe girişimi yaşadı. hepside bizim zamanımız diyenlerin döneminde yaşandı. ama artık bu ülkenin karnı bu olaylara tok. bunun sebebi o zamanların çocuklarının artık eskide kalması. kim ne derse desin şuan türkiyenin geleceği bizim ellerimizde. istedikleri kadar ABD bizi kıkanıyor desinler(evet, hala diyenler var). biz gerçekleri biliyoruz. daha bilinçli bir insan olmak için çabalayalım, bu bize yeter.

aşı beleş ...değil. vergiden kesiliyor hepsi. son zamanlarda neden vergiler arttı acaba. bir de türkovak aşısı konuşuluyor. bu aşının yapılamsını tek sebebi biontec aşısının alman ekonomisine 15,9 milyar euro gelir getirmesi. alman ekonomisi heryıl daralıyorken biontec etkisiyle %4 büyüme göterdi. kimse hayrına çalışmıyor.

neyse daha yazacaktımda vazgeçtim. hadi bye.

  2      0

-


Hiiç.

  1      0

-


Biraz sonra nalatacakların 2016 ile 2018 yılları arasındaki 2 senelik hayatımın kısa bir özeti. Hem annemin hem de babamın ruh hastası psikopatın önce gideni olmaları nedeniyle iki üniversiteyi yarım bıraktım. Baktım bu böyle olmayacak okumaktan vaz geçtim çalışma hayatına girmeliyim diye düşündüm. Daha önce yazın bir kaç yerde çalışmıştım. Piramit inşaatında köle olmak Çorumda sigortasız çalışmanın yanında krallar gibi yaşam kalıyor. Ayrıca okuyamadığımdan ve benim ailem milletin ailesi gibi iş bulmak veya çocuklarının hayatlalrını kolaylaştırmak yerine, hayatımı zindana çevirdiklerinden özel sektörde çalışma fikrini kafamdan attım. Freelancer işler yaptım ama beklentilerimi karşılamadı. Bu yüzden KPSSye gireyim dedim. İki sene önce lise KPSSden 84 almıştım hiç çalışmama rağmen. Bu kez çalıştım iki ay boyunca. Ayrıca ehliyette almak için kursa yazıldım. Tabii annem de babam da ruh hastası olduğu için iki ayda iş ilanlarında en çok aranılan şeylerden birinin ehliyet olduğuna ikna etmeye uğraştım onları. Cumartesi günü sabah ehliyet, pazar günü sabah da KPSS sınavım vardı. Ve ben perşembe sabahı uyandıktan sonra pazartesi akşamına kadar uyuyamadım. Çünkü annem ve babam ruh hastası olduğu için uyutmadılar beni. Direksiyon sınavında az daha bir arabaya çarpıyordum ve kaldım tabii. KPSSde ise günlerdir uykusuz olmama rağmen 92,03 puan aldım. 4 Milyona yakın kişi arasından 1500. olmuştum.

Gittim son yıllarda yapılan bütün merkezi alımları inceledim. 2001 yani herhangi bir ortaöğretim kurumundan mezun olmak şartını sağlayan bütün ilanların listesini çıkardım. Özellikle de herhangi bir belge isteyen ilanların üzerinde durdum. Gittim kalorifer ateşçiliği belgesi aldım. Defalarca sınavda kalsam da sonunda B sınıfı ehliyeti de aldım. Bu arada direksiyon hocamın cümle sülalesine selamım var. Adam hiç bir şey öğretmedi. Soru soruyordum cevap vermniyordu bana trip atıyordu. Defalarca şikayet ettim. En sonunda hocamı değiştirip başka bir hocadan 2 saat ders gösterdiler de anca geçebildim.

2018 yılında yeni KPSS sınavı yapılana kadar 4 merkezi atamada tercih yaptım. Kalorifercilik belgesine güveniyordum ama bir alım hariç her alımda 2001 kodu ile toplam 5 kişi 10 kişi aldıkları için hep kıl payı kaçırdım. Baktım KPSS puanı ile 1 kişi alınıyorsa mülakatlarla bin kişi alınıyor. Mülakatlara başvurdum. 9 kere mülakata girdim. İzmir, İstanbul, Ankara, Samsun, Çorum Türkiyeyi gezdim. Neredeyse her mülakatta KPSS puanı en yüksek kişi bendim. Kendine güvenin olması lazım dediler; Bir kere mülakata girdim başsavcıyla havadan sudan gayet rahat bir şekilde konuştum çıktım. Mülakatta 50 vermişler. İşin trajik yanı mülakatta 70 altı alan direk elenmese mülakatta 100 verilen ondan fazlaya kişiye rağmen yine de kazanacak olmam. Varın benle diğerleri arasındaki KPSS puanı farkını siz düşünün. Hep olumsuz da sonuçlanmadı Çorum Ceza Evi İKMde yedek oldum. Ama olmadı. Artık 2018 senesi geldiğinde korkmaya başladım. KPSS puanım hiç bir işe yaramadan yanacaktı bu gidişle. Ben de bulduğum her alıma başvurdum. Çok net hatırlıyorum 2018 ekim ayında 6 yerden haber bekliyordum. En sonun da sözleşmeli hizmetli olabildim. Belgelerin teslimi, arşiv araştırması derken 2019 senesinin mart ayında anca işe başlayabildim.

Bu arada 2017 senesinde açıköğretimden bir önlisans bölümüne yazıldım. 2018 senesinde yine KPSSye çalıştım ve önlisans KPSSye girdim. Yurtdışına gitmeyi çok istiyordum. İnşaatta 3 hafta çalıştım biriktirdiğim para ile 3 günlüğüne Batuma gittim. Çok iyiydi. Gezip, görmesinden ziyade bir sürü yeni insanla tanışması güzeldi. İlk kez bir Japonla ve Koreliyle Batumda tanıştım. Bu arada ben bu iki senede aşırı derecede asosyaldim. Çünkü Karabükte üniversiteyi bırakıp Çoruma dönmüştüm. Ve Çorumdaki tanıdığım bir kaç kişi hariç herkes aşırı derecede saygısız, ahlaksız insanlardı. Tanıdığım birisini görünce karşı kaldırıma geçiyordum benimle konuşmasın diye.

Neyse fazla uzatmayayım. Tüm bunları yaşamama rağmen benim iki katım hatta üç katım kadar süre hayat yaşayıp benim yüzden birim kadar bir şeyler için uğraşmamış, çevresinde ne olup bitiyor gözlemlememiş, kısaca boşa yaşamış kişiler bana sanki armut piş, ağzıma düş diyormuşum gibi muamele yapınca sinirden gözlerim kararıyor, ellerim titriyor.

Yine de kendimi şanslı sayıyorum. Ailemin başına 2016 ve 2017 senesinde bir çok felaket geldi. Bu yüzden annem ve babam çoğu zaman ya hastanede yatıyordu ya da şehir dışındaydılar. Bu sayede kendimi yukarıda anlattığım 2 sene boyunca yaptığım şeylere verebildim. Yoksa annem ve babamla aynı çatı altında yaşamış olsaydım yine benim hayatımın içine s*çmak için elinden geleni yaparlardı ve ben büyük ihtimalle intihar ederdim.

Bu kadar asosyalken, özgüvensizken, elimi attığım her şey olumsuz sonuçlanırken pes etmediğim için kendimle gurur duyuyorum. KPSSden yüksek puan almış olmasam muhtemelen hiç uğraşmazdım. Aşırı derecede asosyalken, kurslara gidip belgeler almak, şehir şehir gezip bir sürü mülakata gitmek vb. şu an bile gözüme korkunç görünüyor.

Bu arada daha bu sene başıma gelen bir olayı da anlatayım. Bir üniversiteye tezli yüksek lisans için başvurdum. Kimin kabul edilip edilmeyeceğini belirleyen 3 kriter vardı. ALES puanı, diploma notu ve sözlü mülakat puanı. Başvuran kişiler arasında ALES puanı ve diploma notu açısından 8. sıradaydım ben. Mülakat öncesi dedilerki bilgisayarla, internetle ilgili şeyler soracağız. Dedim tamam bu iş. Benim hem ALES ve diploma notum yüksek hem de bilgisayar mühendisliğinden mezun olmak için gün sayıyorum. Eşşek değiller ya beni alırlar özgüveniyle girdim mülakata ama kesinlikle laubali değildim. Sordukları sorulardan sadece bir tanesini bilemedim. Mülakatta 20 puan verip 20 kişiyi önüme geçirmişler. Bir arkadaşım dediki Ne yaptın olum mülakatta hocaların anasına bacısına mı sövdün? sövmedim ama sövülmeyi hak ediyorlarmış onu anladım ve bir daha da yüksek lisans için uğraşmadım.

30 senelik hayatımın 26 aylık kısmının özetini geçtim o bile bu kadar uzun tuttu. Hayatım mücadele etmekle, çaba sarfetmekle geçti ama yine de elle tutulur bir şey elde edemedim (birileri yüzünden).

Şimdi düşündüm de yaşadıklarımı yazarak, gençlerin umudunu kırmış gibi oldum. Kusura bakmayın.

  3      0

-


Normal yaşamak neden bukadar zor.Çoğu Kemal Sunal filmleri çekildği dönemleri eleştirirken sanki bu günümüzu yansıtıyor.Yıllar geçsede değişmiyoruz hep aynı olaylar.Tl düştükçe hayalleriz artık daha pahalı oldu.

  0      0

-


Yeni başlık açabilmek için giriş yapmalısın.

©2022 Manga-TR Online Türkçe Manga

istatistik